Hakkımda

Merhaba ben Mehmet J. Ercan. Keşfetmeyi, gezmeyi, farklı kültürleri tanımayı, farklı coğrafyaları görmeyi, hayatın odak noktasına koymaya çalışmış ve bunu büyük ölçüde başardığını düşünen biriyim. Keşfetmek, gezmek, yeni topraklara ayak basmak, yeni insanlar, yeni kültürler tanımak benim için büyük bir tutku aynı zamanda bir yaşam biçimi.

Çocukluk yıllarımdan itibaren, başka coğrafyalara olan ilgim zamanla hayallerime dönüştü.  2010 yılında ilk yurt dışı gezim için adım attım. Kendi yaptığım planla tek başıma HollandaFransaİspanyaAlmanyaİtalya‘yı gezdim. Bu gezide hayatım boyunca unutamayacağım şeyler deneyimleyip harika anılarla geriye döndüm. Bu geziden dönerken bir sonraki gezimin planlarını yapmaya başlamıştım. Artık gezmek ve keşfetmek benim için çok daha büyük bir tutku olmuştu.

Bir sonraki gezim daha farklı yerler olmalı, sınırlarımı zorlamalıydı. Bu nedenle 2011 yılında SingapurMalezyaKamboçya ve Tayland‘dan oluşan rotayı planladım ve yine tek başıma yola koyuldum. Bu gezim bana farklılıkların güzelliğini yaşatmasının yanısıra artık yeryüzünde gidemeyeceğim yer olmadığını da göstermesi açısından büyük katkı sağladı.

Bu gezimden sonra artık kafamda yalnızca bir şey vardı. Dünya turu yapmalıydım. Bunun için tek ihtiyacım zaman ve paraydı. Bu nedenle 2 senelik dönemde izinlerimi ufak, tefek geziler yaparak geçirdim. Asıl can alıcı nokta olan hazır olma kısmına 2015’te ulaştım. Artık tek yapmam gereken istifamı vermekti. 2015 yılında istifamı vererek KENDİ YOLUMDA yürümeye başladım.

Dünya turuna çıkmadan önce detaylı bir çalışma yapmadım. Sadece Küba’dan başlayacak Orta ve Güney Amerika’da bütün ülkeleri görüp Brezilya‘dan çıkacak, Afrika üzerinden Asya’ya geçecektim. Hindistan, Nepal mutlaka görülmeli, yolum Filipinlere kadar uzanmalıydı. Planım buydu. Ulaşım ile ilgili tek bildiğim Küba‘dan Meksika‘ya uçakla geçmem gerektiğiydi. Daha sonrası kendiliğinden olacaktı. Bunu yapmamın sebeplerinden birisi her anımın sürpriz olması, bilinmezliğin heyecanını yaşama isteğimdi. Rusya üzerinden Küba’ya ulaştım. Artık ne kadar süre ne kadar kalacağımı bilmeden, neler yaşayacağımı, kimlerle tanışacağımı bilmeden her anı farkındalıkla yaşayabileceğim bir serüven başlamıştı.

Kısaca anlatacak olursam, Küba‘da 1950’lere gittim, Meksika‘da Mariachi’lerin müzikleriyle eğlendim, Guatemala‘da rengarenk Chicken Buslar ile yolculuk yaptım, Honduras‘ın  harika gece hayatını yaşadım, El Salvador‘un sokaklarında kayboldum, Nicaragua‘da volkandan kaydım, Costa Rica‘nın doğasına aşık oldum, Panama Kanalı’ndan gemilerin geçişini izledim. Venezuela‘da Chaves’in izini sürdüm, Kolombiya‘nın sokaklarında gezdim, Ekvador‘un şelalelerini bisikletle gezip, balinaları görmeye gittim, Peru‘da gezilerimin zirvesi olarak gördüğüm Machu Pichhu‘ya tırmandım, Bolivya‘nın pazarlarını gezdim, Şili‘de bir çok insanla dost oldum, Arjantin‘de tango izledim, Uruguay‘da Jose Mujica’yı aradım, Paraguay‘da otostopla bilinmeyene yol aldım. Brezilya‘nın plajlarında güneşlenip, gecelerinde eğlendim.

Orta ve Güney Amerika’nın ardından Fas‘a oradan Mısır‘a geçtim Piramitleri saatlerce izledim, Kızıldeniz’de daldım. Hindistan‘da Ganj Nehri kenarında meditasyon yaptım, aşkın sembolü Taj Mahal’i gezdim, Nepal‘de Sadhularla oturdum, tapınaklarda dinlendim, müthiş momosunu yemeye doyamadım, Endonezya‘nın plajlarını, ormanlarını, tapınaklarını motorsikletle keşfettim, Singapur‘un Caddelerinde yürüdüm, Malezya‘nın ormanlarının kokusunu içime çektim. Tayland‘ın kumsallarında dinlendim, gece hayatında eğlendim, Kamboçya‘nın tapınaklarında tarihin için daldım, yüzen köylerinde çocuklarla eğlendim, Filipinler‘in ıssız adalarında kamp yaptım, Hong Kong‘ta Çin yemeklerinin tadına baktım, Dünya’nın en Büyük Buddha heykeline ulaştım. Otobüs ile, otostopla, trenle, uçakla, vapurla seyahat ettim. Yüzlerce insanla tanıştım. Hostellerde, garlarda, otobüslerde, plajlarda, ormanlarda uyudum. 76 Saat uçak yolculuğu, 35.000 km kara yolculuğu yaptım.

En önemlisi kendime yolculuk yaptım. Çeşitli coğrafyalar, ülkeler, kültürler, insanların dışında kendimi keşfettim. Bir bakıma kendi içime yaptığım bu yolculukta, farklılıkların yansıttığı farkındalıkla kendimi sorgulayıp Kendi Yolumu buldum. KendiYolumda’nın hikayesi ise Kosta Rika‘da Manuel Antonio‘dan San Jose‘ye giderken çalan Athena şarkısının çağrışım yapması ile oldu. Her iki anlamda da (kişisel ve Seyahat) beni ifade ettiğini düşündüğüm ”Kendi Yolumda” ifadesini benimsedim.

Dönüşümde ise 20 aylık gezim boyunca yaşadıklarımı detaylı bir şekilde anlatabileceğim bir blog yazmaya karar verdim. Yola çıkanlar için yol gösterici, çıkmak isteyenler için cesaretlendirici, çıkamayanlar için ise keyifli zaman geçirmelerini sağlayacak bir site olmasını istiyorum.

Şuan bir yandan dinleniyor, bir yandan tecrübelerimi ve yaşadıklarımı yazmaya çalışıyor, bir yandan yeni hayaller kuruyorum. Hayallerin ve hedeflerin bittiği yerde ruhun bittiğini, keşfetme ve  öğrenme isteğinin bittiği yerde hayatın bittiğini biliyorum. İleride çeşitli hayallerim olmakla beraber gezip ve keşfetmekle ile ilgili hedeflerimden birisi ise Afrika’nın güney ucundan başlayıp, en kuzeyine kadar gitmek. Dilerim Başarırım ve sizinle paylaşırım.

Merakla kalın, Anda kalın, Seyahatle Kalın.

Hakkımda” için 2 yorum

  • Kasım 5, 2017 tarihinde, saat 4:06 pm
    Permalink

    Süper. Yapacağın en uzun yolculuk kendi icine yapacağın dır der suzanna Tomorrow. Kendi yolunda yollarda ve yolculuklarda buluşmak dileği ile.

    Yanıtla
    • Kasım 5, 2017 tarihinde, saat 4:09 pm
      Permalink

      Teşekkür ederim 🙂 Suzanna Tomorrow çok yerinde bir tespit yapmış. katılıyorum ve uyguluyorum 🙂

      Yanıtla

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Copy Protected by Chetan's WP-Copyprotect.